2 Ekim 2014, Perşembe

0 29

Kerkük’ün Tuzhurmatu İlçesi’nde IŞİD’in elinde bulunan 6 köye Irak ordusu ve Şii milisler tarafından düzenlenen operasyonda 78 IŞİD’li öldürülürken, 2 köy geri alındı.

Kerkük Polis Müdürü Serhat Kadir’e yönelik kent merkezinde bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda Kadir, yara almadan kurutulurken, 2 çocuk öldü.

Irak ordusuna bağlı askerler bu Sabah Şii ve Türkmen milislerin de destek vermesiyle IŞİD’in elinde bulunan Kerkük’ün Tuzhurmatu İlçesi’na bağlı 6 köye operasyon düzenledi. Şiddetli çatışmaların yaşandığı bölgede Elbu Hasan ve Hilava köyleri IŞİD’ten geri alındı. Çatışmalarda 78 IŞİD’linin ölü ele geçirildiği belirtilirken, bazı IŞİD’lilerin de kaçamayarak teslim olduğu belirtildi. Bölgede çatışmaların sürdüğü öğrenildi.

POLİS MÜDÜRÜNE BOMBALI SALDIRI

Kerkük Polis Müdürü Serhat Kadir’e yönelik bugün bombalı bir saldırı gerçekleştirildi. Kadir’in aracının geçişi sırasında bir motosiklete konulan uzaktan kumandalı bomba infilak ettirildi. Saldırıdan Kadir yara almadan kurtulurken, bölgede bulunan 2 çocuğun öldüğü bildirildi.

Haber Kaynağı: Rahatsız

0 32

Tayvan’ın başkenti Taipei’de aracını park eden kişinin trafiğe bakmadan aracın kapısını açması faciaya neden oldu.

Yolda normal olarak seyretmekte olan bir Scooter sürücüsü aracın kapısının aniden açılmasıyla kapıya çarparak yol ortasına savruldu.
O sırada orta şeritten gelmekte olan bir minivan da duramayarak Scooter’ın sürücüsünü ezdi. Scooter sürücüsü olay yerinde can verdi.

İşte kameradaki facia anı:

Haber Kaynağı: Rahatsız

    0 31

    Alman Welt am Sonntag Gazetesi’nin Yazarı Boris Kalnoky Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı İran’ın eski lideri Ahmedinejat’a benzetti.

    Alman Welt am Sonntag Gazetesi’nin Yazarı Boris Kalnoky makalesinde Türkiye’yi ağır sözlerle eleştirdi. Makalede Türkiye’nin dünyada güven kaybına uğradığı ifade edildi.

    Yazıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteseydi Türkiye’yi uyum ve başarıyla batıya entegre edebileceği ama bunu istemediği belirtildi.

    Makalede şu ifadeler yer aldı:

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan Batı’yı tercih etmedi. Bazen insanlar güvendiği kişilerden beklediğini alamayınca hayal kırıklığına uğrar. Türkiye de Batı ve müttefiklerini hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye isteseydi Müslüman ülkelere örnek olurdu. Demokrasi ve hürriyeti getirebilirdi. Amerika, Avrupa herkes Türkiye’ye güvendi. Ama beklenen olmadı. Türkiye herkesi şaşırttı. Geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler Konseyi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan boş salona hitap etti. Çünkü kimse artık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarını dinlemek istemiyor. Kendi ülkesinde muhalefet partisini ateist ve terörist ilan ederken Batı’yı şerefsiz, ırkçı olarak suçlaması her şeyi ortaya koyuyor. Radikal İslamcı gruplara karşı, radikal İslam’ın olmadığını, sadece İslam olarak değerlendiriyor. 11 Eylül 2001’de Dünya Ticaret Merkezi’ne yapılan seri saldırıların ardından dünya barışçı iyi bir İslam ülkesiyle çalışabiliriz özlemi arayışındaydı. 2004 yılında Avrupa Birliği (AB) adayı ilan edilen Türkiye dünyada barışı sağlama rolünde herkes tarafından örnek İslam ülkesi gösterildi. Herkes sevindi, ‘iyi ki Türkiye var’ dedi. Beklenen olmadı. Türkiye’de AKP hükümeti ve başındakiler sözleriyle, mesajlarıyla Avrupa ve Amerika’yı şaşırttı. AKP kariyerini radikal İslamcıların hedef aldığı Avrupa ve Amerika’ya karşı tavrıyla başlattı. Bu tavır siyasetçilerde hayal kırıklığı yaşattı. Irak ve Suriye’de yaşanan IŞİD terörüne karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Batı’yı düşman göstermesi cumhurbaşkanı Erdoğan’ı raydan çıkan trene benzetti.”

    “AHMEDİNEJAT’I ARATMIYOR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Eski İran İslam Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejat’a benzetildiği yazı şöyle devam ediyor:

    “Eski İran İslam Cumhurbaşkanı Ahmedi Nejat’ın Amerika, Avrupa ve İsrail’e olan tepkilerin yerini şimdi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aldı. Hükümdar rolüne soyunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın savaş alanında dünya düzeninde adaletsizliğe karşı başta İsrail’i soykırımcı, diktatör Hitler’den daha kötü olarak tanımlaması Müslümanları palazlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri Avrupa’da yaşayan Türk toplumu ve diğer Müslümanları olumsuz etkiliyor. Türkiye’de 2004-2007 yılları arasında demokrasi reformlarıyla popülizmi artan Cumhurbaşkanı Erdoğan isteseydi Türkiye’yi Batı’ya yönlendirebilirdi. Erdoğan Batı’yı tercih etmedi. İstemedi. AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkede İslamlaştırma politikası ağır bastı.”

    “IŞİD TERÖRÜNE EN ÇOK KATILIM TÜRKİYE’DEN”

    IŞİD terörüne de değinilen yazıda şu ifadeler yer alıyor:

    “IŞİD terör örgütüne dışarıdan katılan ikinci büyük kontenjan Türkiye oldu. Radikal İslami gruplara Türkiye büyük destek verdi ve yaşanan iç savaşın kanamasına neden oldu. Hedefte Esad’ın devrilmesiyle, bölgede Türkiye’nin hakimiyeti söz konusuydu. Ama planlar altüst oldu. On yıl önce Avrupa ve Amerika Türkiye’ye güveniyordu. Şimdi ise güven ortadan kalktı. Artık Türkiye Batı’nın itibar ve güvenini yitirdi. Şimdi sadece Türkiye’nin düşman bir ülke olmaması için çalışılıyor.”

    Kaynak – Haber3

    Haber Kaynağı: Rahatsız

    0 39

    Irak’ın kuzeybatı bölgesindeki en büyük aşiretlerden biri olan Shammar aşireti, IŞİD’e karşı savaşmak için peşmergeye katıldı.

    Irak’taki Kürt birlikler, IŞİD için savaşanları Salı günü Suriye sınırından püskürttü. Bunun üzerine bazı Sünni aşiretlerin desteğini kazandı. Bu durum, ABD askeri kuvvetlerinin IŞİD’i bombaladığı zamandan beri kazanılan en büyük başarı.

    ÖNEMLİ BİR DAYANIŞMA SAĞLANDI

    Peşmergeler, sınırın her iki tarafında operasyon düzenlerken zorlanmalarına rağmen bu zaferi kazandılar. Zafer sayesinde de sınırın diğer tarafındaki Suriyeli Kürtlerden destek gelmesi, sınırda sağlam bir dayanışma sağlanabileceğini gösterdi.

    SINIR GEÇİŞİNDEKİ EN ÖNEMLİ STRATEJİK GELİŞME

    Irak’ta ismini vermek istemeyen politik bir kaynak, Iraklı Kürt peşmergelerin Rabia sınırında, şafaktan önce başlayan savaşı kontrol altına aldıklarını söyledi ve bunu ‘Sınır geçişindeki en önemli stratejik gelişme’ olarak değerlendirdi.

    IRAK’IN EN BÜYÜK AŞİRETLERİNDEN BİRİ PEŞMERGEYE KATILDI

    Sünni müdahalecilerin IŞİD’e karşı olarak savaşa katılması olabilecek çok önemli bir gelişme olarak kaydedildi.

    Irak’ın kuzeybatı bölgesindeki en büyük aşiretlerden biri olan Shammar ailesinin lideri, Sünni ailenin savaş için Kürtlere katıldığını açıkladı.

    Aşiretin lideri Abdullah Yawar Reuters’a konuşarak, ‘Rabia bölgesi, tamamıyla şuan serbest bırakıldı. Bütün Shammar ailesi peşmergeye katıldı ve aramızda büyük bir beraberlik var.’ dedi.

    BU DAYANIŞMA MÜTTEFİKLER İÇİN DE ÖNEMLİ

    Abdullah Yawar beraberliğin, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı ile yaptığı anlaşma sonucu ortaya çıktığını söyledi. Aile, anlaşmada IŞİD’in ortak düşman olarak belirlenmesinden sonra, peşmergeye katıldıklarını söyledi.

    Sünni aşiretin desteği Irak hükümeti, onun bölgesel müttefikleri ve batılı müttefik ülkeleri için IŞİD’e karşı savaşta çok önemli bir gelişme olabilir.

    HALİFELİK İLANI TEPKİ ÇEKMİŞTİ

    IŞİD’in, 30 Haziran’da Suriye ve Irak topraklarını kapsayan alanda İslam devleti halifeliğini ilan etmesi, Irak’taki Sünni Arap aşiretlerin ve diğer silahlı grupların tepkisine neden olmuştu.

    Kaynak – Ülkehaber

    Haber Kaynağı: Rahatsız

    0 32

    Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı görevine Agah Kafkas’ın yerine inşaat mühendisi Erkan Kandemir atandı.

    Sağlık Bakan Yardımcılığı görevini 2011 yılından beri sürdüren Kafkas, Meclis’te 22. ve 23. dönem milletvekilliği yaptı. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bitiren 58 yaşındaki Kafkas Hak-İş Konfederasyonu Genel Yönetim Kurulu üyeliği görevini de yaptı. 1981 doğumlu Erkan Kandemir ise genç yaşıyla dikkat çekiyor. Atama kararı Resmi Gazete ’de bugün yayımlandı.

    ERKAN KANDEMİR KİMDİR?

    Aslen Rizeli olan Erkan Kandemir, İstanbul-Üsküdar’da doğdu. Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunu olan Kandemir, 2003- 2004 yıllarında Ak Parti İstanbul İl Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. 27 Haziran 2009′da İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanlığı’na atandı. Kandemir geçtiğimiz günlerde ise yeni ataması nedeniyle bu görevinden ayrıldı.

    Gelelim Sağlık Bakanı Yardımcısı’nın özelliklerine…

    1. Bilal’in arkadaşı…
    Diyeceksiniz ki bu yeterli!.. Biz yine de diğer özelliklerini açıklayalım.
    2. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunu (1996-1998),
    3. İnşaat mühendisi (Sakarya Üniversitesi 2003 Mezunu),
    4. 2004-2009 İSKİ Atık Su Dairesi Başkanlığı’nda çalışmış,
    5. Askerliğini er olarak kısa dönem yapmış,
    6. En önemlisi 2009’dan bu yana AKP İl Gençlik Teşkilatı Başkanı.
    Görüldüğü gibi, şu anda 33 yaşında olan bu arkadaş, hayatı boyunca sağlıkla ilgili hiç bir görevde bulunmamış.

    KAYNAK: SÖZCÜ/ HÜRRİYET

    Haber Kaynağı: Rahatsız

    0 37

    Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün, kurumdaki tüm çalışanları kapsayan bir dizi kıyafet yasağı getirdiği ortaya çıktı.

    Buna göre kurum içinde, tayt, kolsuz penye, şort, sandalet, terlik, çivi topuklu ayakkabı ve abiye giyilemeyecek.
    Genel müdürlüğe 23 Temmuz’da atanan Selman Ada’nın, bu görevi vekaleten yürttüğü döneme ait olduğu anlaşılan 2014 tarihli üç maddelik kılık kıyafet genelgesinde, söz konusu yasakların kurumda görev yapan temizlik şirketi çalışanları da dahil olmak üzere ‘tüm personeli’ kapsadığı vurgulanıyor.

    Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’nın hazırladığı genelgede, kurum içinde giyilmesi yasaklanan kıyafetler şöyle sıralanıyor:
    Sporcu atleti, kolsuz penye, şort, tayt, streç kot, sandalet, terlik, çivi topuklu ayakkabı, abiye…

    Uymayanlara 657 tehdidi

    Birim amirlerince, tüm personelin kıyafetlerinin, yönetmelik hükümleri doğrultusunda ‘mevsimine uygun sade ve bütünlük içinde’ olmalarının sağlanacağı belirtilen genelgede, söz konusu hükümlere uyulmaması halinde 657 sayılı kanunun disiplin hükümlerinin uygulanacağı vurgulanıyor.

    ‘Göreve atandıktan sonra kişisel beyan yok’ demişti

    Selman Ada, Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) yasa tasarısına yönelik eleştirileri nedeniyle Devlet Opera ve Balesi (DOB) Genel Müdürlüğü ve Genel Sanat Yönetmenliği görevinden alındığı öne sürülen Rengim Gökmen’in yerine getirilmişti.

    Ada, TÜSAK’a muhalif bir isim olarak bilinmesine karşın, ‘şimdiye kadar yaptığı açıklamalarını kurumun başına atandıktan sonra yapmayacağını söylemişti.

    Kaynak – Muhalifgazete

    Haber Kaynağı: Rahatsız

    0 35

    Ocak-eylül dönemi ihracat rakamlarında Cumhuriyet tarihinin eylül ayı rekoru kırıldı.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), eylül ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 artışla 13 milyar 294 milyon dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi.

    TİM, eylül ayı ihracat verilerini Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin de katılımıyla Van Ticaret ve Sanayi Odasında (Van TSO) düzenlenen toplantıda açıkladı.

    TİM verilerine göre, eylül ayı ihracat rakamı, geçen yılın eylül ayına göre yüzde 6,5 oranında artarak 13 milyar 294 milyon dolar oldu. Ocak-eylül döneminde ihracat yüzde 5,7 artışla 118 milyar 225 milyon dolara, son 12 aylık ihracat ise yüzde 4,2 artarak 157 milyar 654 milyon dolara yükseldi.

    Yaşanan artışla Cumhuriyet tarihinin eylül ayı rekorunun kırıldığı belirtildi.

    Kaynak – Haber7

    Haber Kaynağı: Rahatsız

    0 34

    Kendisini taciz eden adamı öldüren kadının yargılanmasına devam edildi, davada 10 yaşındaki kızı tanık oldu.

    Zonguldak’ın Ereğli İlçesi’ne bağlı Ortaköy Köyü’nde evinin önünde kendisini taciz ettiğini iddia ettiği 33 yaşındaki Oktay Özcan’ı av tüfeğiyle öldüren 30 yaşındaki Yasemin Ak’ın tutuklu yargılanmasına devam edildi.

    Geçen 25 Nisan’da meydana gelen olayda Yasemin Ak, dini nikahlı eşi evde olmadığı sırada eve gelerek sözlü ve fiziki tacizde bulunan Oktay Özcan’ı av tüfeği ile öldürdü. Yasemin Ak’ın,Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ömür boyu hapis cezası istemiyle tutuklu yargılandığı davanın duruşmasında yakınları da hazır bulundu. Duruşmada, Yasemin Ak’ın oğlu 10 yaşındaki Oktay Ö. tanık olarak dinlendi. Oktay Ö. ifade verirken annesinden duygusal anlamda etkilenebileceği düşüncesiyle sanık Yasemin Ak salondan çıkarıldı. Olayın tanığı olan Oktay Ö., pedagog nezaretindeki ifadesinde, “Oktay Özcan eve geldi ve annemin yakasına yapışarak yere yatırıp üzerine çıktı. Anneme kötü sözler söyledi. Annem elinden kurtuldu ve koşup tüfeği alarak ateş etti. Ateş ederken zorlanmadı” dedi.

    Mahkeme heyeti, sanık Yasemin Ak’ın tutukluluk halinin devamı ile olay yerinde keşif yapılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

    DHA

    Haber Kaynağı: Rahatsız

    0 36

    Florida’dan başlayıp İstanbul üzerinden Suriye’ye giden bir adamın görüntüleri ortaya çıktı.

    Ebu Hureyle El Amriki kod adını kullanan ABD vatandaşı Münir Muhammed Ebu Salha’nın Florida’dan başlayıp İstanbul üzerinden Suriye’ye gidiş öyküsünü anlattığı videosu ortaya çıktı. Videoda İstanbul’da kaldığı mücahit evlerini anlatan Salha, Mayıs ayında İdlib’te bombalı bir saldırıda öldü.

    DHA’nın ulaştığı videoda konuşan bir Amerikalı. İddiaya göre adı Ebu Hureyle El Amriki. Bu bir kod isim. Bir başka bilgiye göre göre gerçek adı Münir Muhammed Ebu Salha. Bilginin kaynağıABD Dışişleri Bakanlığı. ABD Dışişleri Sözcülüğü’nün yaklaşık 4 ay önce yaptığı açıklamaya göre, görüntülerdeki kişi, geçtiğimiz Mayıs ayında Suriye’nin İdlib kentinde Suriye askerlerine yönelik bombalı intihar saldırısında öldü. Mayıs ayından önce çekildiği anlaşılan videoda Amerikalı Münir Muhammed Ebu Salha Suriye’ye nasıl geldiğini anlatıyor.

    20 dolarla yola çıktı

    Salha, kendi deyimiyle Hicret’e gitmek için Florida’dan bir arkadaşıyla yola çıktığını, arkadaşının vazgeçmesinden sonra kendisini tek başına İstanbul uçağında bulduğunu anlatıyor. İstanbul’a indiğinde cebinde sadece 20 dolar olduğunu söyleyen Salha, aç kalmayı göze alarak son parasını Türkiye’ye girebilmek için kapıda vize parası olarak ödediğini söylüyor. Salha İstanbul’a adım attıktan sonra yaşadıklarını videoda şu sözlerle anlatıyor: “Açtım ve yiyecek yoktu. Hiçbir şeyim yoktu. İlk rastladığım adama şehrin ne kadar uzak olduğunu sordum. Bana ‘çok uzak’ olduğunu söyledi. Yürümek isteğimi, cüzdanımı kaybettiğimi söyledim. ‘Çok uzak yürümek için’ dedi. Bana 10 TL verdi.”

    “Florida tropikal olduğu için ince kıyafetlerle gelmiştim”

    10 TL ile metroya bindiğini söyleyen Ebu Salha videonun devamında ilk bulduğu camiye girdiğini orda tanıştığı kişilerden Suriye’ye gitmek için yardım isteğini anlatıyor. Kendisini bir yardım kuruluşuna yönlendirdiklerini anlatan Ebu Salha, buranın Suriye’ye gidebilmek için doğru adres olmadığını anlattıktan sonra İstanbul’da dolaşmaya başladığını söylüyor. Geçtiğimiz yılın kışında yaşandığı anlaşılan o günleri Ebu Salha, ” İstanbul’da saatlerce yürüdüm. Ayakkabılarım iyi değildi. Ayaklarım yara oldu. Amerika’dan beri doğru dürüst uyumamıştım. Hava soğuktu. Üzerimdekiler inceydi. İstanbul’daki insanlarda gördüğüm o kalın ceketlerden bende yoktu. Florida tropikal bir bölge olduğu için ince kıyafetlerle gelmiştim. Hava çok soğuktu” diyor.

    İstanbul’da mücahit evi

    Namaz kılmanın dışında ısınmak için camilere girdiğini anlatan Ebu Salha, “Bir gün camiden çıktım. Dua ediyordum. Bir adam gördüm. Uzun sakalı vardı ve kolu yoktu. Sadece Türkçe biliyordu. O’nu durdurdum. Suriye’ye gitmek isteğimi söyledim. Beni bir eve götürdü. Orada benim gibi mücahitler vardı” diyerek Suriye’ye gidiş kapısının kendisine nasıl açıldığını da anlatıyor. Evde Suriye’deki çatışmalarda yaralanan çok sayıda mücahit olduğunu söyleyen Amerikalı Salha, “Onlarla bir ay İstanbul’da kaldım. Benim hiçbir şeyim yoktu. Sadece cihada gitmek istiyordum. Oradaki kardeşlerden icazet alıp, Suriye’ye gittim. 4 aydır da buradayım” diyerek konuşmasını tamamlıyor.

    Saldırı görüntüleriyle bitiyor

    Sosyal paylaşım sitelerinde “Amerikalı İlk Şehadet Eylemcisi” başlığıyla Eylül 2014′de yüklenen videonun sonunda bomba yüklü bir aracın havaya uçma görüntülerine yer veriliyor.

    Kaynak – Sözcü

    Haber Kaynağı: Rahatsız