20 Kasım 2014, Perşembe

0 22

Geçtiğimiz günlerde intihar ederek hayatına son veren Cem Garipoğlu hakkında Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bir basın açıklaması yapıldı.

Yapılan açıklamada Garipoğlu’nun başına poşet geçirerek intihar ettiği ve o tarihte kayıt alan kameralarda herhangi bir arızanın olmadığı, kamera görüntülerinin ileri ya da geri saate sarılmadığı ve koğuşa kimsenin girmediğinin görüntülendiği belirtildi.

Ayrıca alınan DNA örneklerinin Garipoğlu’nun anne ve babasına uyumlu olduğu da Adli Tıp Kurumu’nca teyit edildi. (AKŞAM)

(function(){var d=window,e=document,f=”documentElement”,g=”scrollTop”,k=”prototype”,l=”body”,m=”getAttribute”,n=””,p=”1″,q=”data”,r=”img”,s=”load”,t=”number”,u=”on”,v=”onload”,w=”pagespeed_lazy_position”,x=”pagespeed_lazy_replaced_functions”,y=”pagespeed_lazy_src”,z=”position”,A=”relative”,B=”resize”,C=”scroll”,D=”src”,E=function(a,b,c){if(a.addEventListener)a.addEventListener(b,c,!1);else if(a.attachEvent)a.attachEvent(u+b,c);else{var h=a[u+b];a[u+b]=function(){c.call(this);h&&h.call(this)}}};d.pagespeed=d.pagespeed||{};var F=d.pagespeed,G=function(a){this.d=[];this.a=0;this.b=!1;this.n=a;this.e=null;this.i=0;this.j=200;this.c=!1};G[k].r=function(){var a=0;typeof d.pageYOffset==t?a=d.pageYOffset:e[l]&&e[l][g]?a=e[l][g]:e[f]&&e[f][g]&&(a=e[f][g]);var b=d.innerHeight||e[f].clientHeight||e[l].clientHeight;return{top:a,bottom:a+b,height:b}};G[k].m=function(a){var b=a[m](w);if(b)return parseInt(b,0);var b=a.offsetTop,c=a.offsetParent;c&&(b+=this.m(c));b=Math.max(b,0);a.setAttribute(w,b);return b};
G[k].q=function(a){var b=this.m(a);return{top:b,bottom:b+a.offsetHeight}};G[k].p=function(a,b){if(a.currentStyle)return a.currentStyle[b];if(e.defaultView&&e.defaultView.getComputedStyle){var c=e.defaultView.getComputedStyle(a,null);if(c)return c.getPropertyValue(b)}return a.style&&a.style[b]?a.style[b]:n};
G[k].o=function(a){if(!this.c&&(0==a.offsetHeight||0==a.offsetWidth))return!1;if(this.p(a,z)==A)return!0;var b=this.r(),c=a.getBoundingClientRect();c?(a=c.top-b.height,b=c.bottom):(c=this.q(a),a=c.top-b.bottom,b=c.bottom-b.top);return a

Haber Kaynağı: Rahatsız

0 23

Bekir Bozdağ ile görüşen HDP heyeti, İmralı Adası’na gönderilecek 5 mahkumun, Öcalan’a sekreterlik yapacağını belirtti.

HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile Adalet Bakanı bekir bozdağ’ın Meclis’teki görüşmesi 1 saat 15 dakika sürdü.

Görüşmenin ardından bir açıklama yapan Pervin Buldan, hükümetin hasta tutuklular ile ilgili bir kanun hazırlığında olduğunu belirtti ve bu tutuklularının tahliyesine ilişkin bir düzenleme yapılacağını söyledi.

Bu konuyla ilgili bir açıklama da görüşmenin bitiminde Adalet Bakanı Bozdağ’dan geldi. Bozdağ, “Cezaevindeki tutuklu ve hükümlüler arasında kendi başına hayatını idame ettiremeyecek derecede hasta olanlarla ilgili bakanlık olarak bizim hazırlığımız var. Hazırlığımız bittiği zaman kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

İmralı’ya gidişte engel yok

Pervin Buldan, bu haftasonu İmralı’ya gitme taleplerinin olduğunu söyledi, “Sayın Bozdağ, İmralı’ya gidiş konusunda herhangi bir engel olmadığını belirtti, ancak bir tarih vermedi” dedi. Buldan, Ada’ya gidiş için en kısa zamanda kendilerine tarih verileceğini belirtti.

“5 mahkum sekreterlik yapacak”

Buldan, Öcalan’a sekreterya konusunda da, İmralı’da Öcalan’la birlikte kalan 5 mahkumun değiştirileceğini, yerlerine 5 yeni mahkum geleceğini ve bunların da sekreterya görevini yürüteceğini ifade etti.

Pervin Buldan, oluşturulması planlanan izleme kurulu için de “15-16 kişiden oluşacak, kısa zamanda hayata geçmesini umuyoruz” dedi.

Davutoğlu Irak ziyareti sonrasını işaret etti

Irak’ın başkenti bu sabah Bağdat’a yapacağı ziyaretten önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) heyetinin İmralı’ya gidiş tarihiyle soruları yanıtladı. Davutoğlu, PKK’nın cezaevindeki lideri Abdullah Öcalan ile görüşen heyete yeni bir isim eklenip eklenmeyeceği ve İmralı’ya yeni mahkûmların gideceği tartışmalarıyla ilgili olarak Cuma günü tamamlanacak Bağdat ziyaretini işaret etti:

“Çözüm sürecinin nihai perspektifi olan silahsızlanma da dahil olmak üzere şiddetin terk edilmesi ve demokratik ortamda siyasi hayatın hayata geçirilmesi konusunda da net bir tavır sergilenecek. Ümit ederiz bu tür görüşmeler onun önünü açar. Bağdat dönüşü bu konuda gelişmeler olabilir.”

HDP heyeti son olarak Pazartesi günü Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile görüşmüştü. Heyet, “diyalog kanallarını açma” amacıyla yapılan görüşmenin ardından müzakerelerin hızlandırılacağını açıklamıştı.

Kobani olayları sonrası ilişkiler dondu

2013 yılı Mart ayında başlayan Çözüm Süreci’nde, IŞİD’in Kobani’ye saldırılarının ardından HDP’nin çağrısıyla 6-7 Ekim’de yapılan eylemlerde 40’a yakın kişinin hayatını kaybetmesi ile HDP ile Hükümet arasında diyalog kanalları kapanmıştı.

Hükümet ile son olarak Kobani eylemleri ile diyalog kuran HDP, İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşmeye ise en son 21 Ekim tarihinde gitti. Bu görüşmenin ardından hükümet, HDP heyetinin İmralı Adası’na gitmesine izin vermedi.

Heyet, 3 Kasım’da İmralı’ya gitmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu, ancak bu talebe yanıt gelmedi. Çözüm sürecinde yükselen tansiyonun düşmesi ise 11 Kasım’da Çözüm Kurulu üyeleri ile HDP heyeti arasında kurulan temas sonrasında oldu.

HDP heyeti, bu görüşmelerin ardından Çözüm Sürecinde kalınan noktadan devam edilmesi konusunda hükümet üyeleri ile ortak karar alındığını açıkladı.

Kaynak: Milliyet

Haber Kaynağı: Rahatsız

0 23

Suudi Arabistan ve Mısır gümrüklerinin, Türkiye’ye malzeme taşıyan Türklere akıl almaz zorluklar çıkardığı ortaya çıktı.

Özellikle Abdulfettah Es-Sisi’nin darbe ile başa geçmesinin ardından ilişkilerini en üst düzeye çıkarmak için yoğun bir çalışma içerisine giren Suudi Arabistan ve Mısır, bu ittifakın doğal bir sonucu olarak bu ülkelerden Türkiye’ye malzeme taşıyan Türk vatandaşlarına çifte standart uyguluyor.

Bu iki ülkenin madurlarından biri de hac döneminde Türkiye’ye zemzem ticareti yapan Kırmızıgül Turizm adlı şirket. Şirketin sahibi Fatih Kırmızıgül’ün anlattıklarına göre, hacıların Türkiye’ye zemzem taşıma iznini iptal eden Suudi Arabistan, karayolu ile bunun gerçekleştirilmesine de izin vermiyor. Kırmızıgül, Suud yönetiminin Türk vatandaşlarına yönelik özel bir talimatıyla 18 otobüsün gümrükten geçirilmediğini söyledi.

70 BİN HACIDAN 15 BİNİNİN ZEMZEMİ…

Önceki senelerde THY uçaklarının her hacıya 10 litre zemzem suyu getirme hakkı tanıdığını belirten Kırmızıgül, bunun da kaldırılmasıyla birlikte hacıların zemzem temin etme imkanından mahrum bırakıldığını söyledi. 70 bin Türk hacıdan 15 bininin zemzemini taşıdıklarını söyleyen Kırmızıgül, tırların Suudi Arabistan sınırında engellendiğini aktardı.

‘’TÜRK OLDUĞUMUZ İÇİN İZİN VERMEDİLER’’

‘Bu Allah’ın suyu. Hacılarımızı bırakmıyorlar zemzem taşısın. Biz de 18 araçla 15 bin hacımızın zemzemini taşıyorduk. Ama gümrük müdürü tırların geçmesine izin vermedi. Türk olduğumuz için bunu yaptılar. 18 otobüsümüzün 3’ünü zor imkanlarla geçirebildik. Geriye kalan 15 tırımız gümrükte bekliyor iki aydır. Şoförlerimiz perişan durumda ne banyo yapabiliyorlar ne de doğru düzgün yemek yiyebiliyorlar’ diyen Kırmızıgül, zor şartlar altında geçirilen 3 otobüsün de Türk Gümrüğü tarafından engellendiğini ve hem kendilerinin hem de zemzemleri sipariş eden hacıların mağdur olduğunu belirtti.

‘’BARİ TÜRKİYE İZİN VERSİN, HACILARA AZ DA OLSA ZEMZEMİ ULAŞTIRALIM’’

Büyük zorluklarla tırların geçtiğini belirten Fatih Kırmızıgül, Türkiye’ye girmek istediklerinde de engellendiklerini söyledi ve Başbakan Davutoğlu’na çağrıda bulundu. Kırmızıgül, ‘Ben 28 yıldır hacca giderim. Bu süreçte hiç sıkıntı yaşamamıştık. Ama 2-3 senedir mağdur oluyorum. Hacdan gelen hiçbir şeye izin verilmiyor. Bizden suyu dökmemizi istiyorlar. İyi de bu Allah’ın suyu. Hacılar her gün yazıhanemize geliyor. Biz uyuşturucu taşımıyoruz zemzem suyu taşıyoruz’ dedi ve en azından 3 otobüsün geçirilmesi halinde 4 zemzem isteyen hacıya 2, 3 zemzem isteyen hacıya 1 zemzem vererek açığı kapatmak istediklerini belirtti.

MISIR BİZİ MAĞDUR ETTİ

Suudi Arabistan’dan gemi bileti olmasına rağmen gümrük müdürünün almadığını belirten Kırmızıgül, Ürdün’e geçtiklerini, oradan da ayrı bir bilet aldıklarını ve Mısır’a geçtiklerini söyledi.

ŞOFÖRLERİN PSİKOLOJİSİ BOZULDU: KENDİLERİNİ YAKMAK İSTEDİLER

’20 gündür araçlarımız Mısır’da bekletiliyor, hiçbir hakları olmamasına rağmen 2 günde bir ceza yazıyorlar. Bunu sadece biz Türklere yapıyorlar. Şoförlerimize karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve hükümeti eleştirerek tacizde de bulunuyor’ diyen Kırmızıgül, perişan halde olan şoförlerin kendilerini yakmak istediklerini de sözlerine ekledi.

2 aydır mağduriyet yaşayan Kırmızıgül, bu ülkelerin Türklere karşı uyguladığı çifte standart karşısında hükümetten yardım istiyor. Konsoloslukların gereğini yapmadığını söyleyen şirket sahibi, hacıların da mağdur olduğunu belirtiyor.

Kaynak : Haber7

Haber Kaynağı: Rahatsız

0 24

Irak’ta temaslarını sürdüren Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun konvoyunda kaza meydana geldi.

Bağdat’ta yaşanan kazada bir araç takla atarken Davutoğlu’nun garsonu Lokman Candemir’in yaralandığı öğrenildi. Iraklı şoförün durumunun ise ağır olduğu belirtildi.

Kazaya ilk müdahale Davutoğlu’nun konvoyundaki doktorla yaptı. Ahmet Davutoğlu hastaneye kaldırılan yaralıları ziyaret etti ve ardından programına devam etti.

Haber Kaynağı: Rahatsız

0 36

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s (S&P) yarın Türkiye’nin notunu açıklayacak. Ekonomistlerin beklentisi kredi notunun sabit kalıp, not görünümünün ise pozitif anlamda değişeceği yönünde.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s’un (S&P) cuma günü yapacağı değerlendirme öncesinde nefesler tutuldu. Uzmanlar Türkiye’nin kredi notunda herhangi bir değişiklik beklemezken, negatif olan kredi notu görünümünün ise durağana çevrilebileceğini belirtiyor.

İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu, S&P’nin cuma günü gerçekleştireceği olağan değerlendirmesinde Türkiye’nin kredi notunda bir değişiklik yapmayacağını düşündüklerini söyledi.

S&P’nin 7 Şubat’ta Türkiye ekonomisindeki sert iniş ve politik belirsizlikler nedeniyle kredi görünümünü durağandan negatife çektiğini anımsatan Kömürcüoğlu, “Ekonomide sert bir inişin gerçekleşmemesine ek olarak cumhurbaşkanlığı seçimi ardından politik belirsizliğin kayda değer ölçüde azalması dikkate alındığında not görünümünün durağana çekilmesi ihtimal dahilinde. Öte yandan petrol fiyatlarındaki gerilemenin cari açık üzerindeki olumlu etkisinin de altı çizilebilir” dedi.

S&P’nin notunun yatırım yapılabilir seviyenin altında olması nedeniyle, olası bir görünüm artışına piyasaların olumlu tepki vermesi muhtemel olsa da bu durumun kısa soluklu olabileceğini aktaran Kömürcüoğlu, Türkiye piyasalarının uluslararası piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak hareket etmeye devam edeceğini düşündüklerini dile getirdi.
“Notun durağana çevrilmesi olası”

Finansinvest Ekonomisti Burak Kanlı ise kredi derecelendirme kuruluşlarının birçok indikatöre göre ülkeleri kredi notu sınıflarına tasnif ettiğini ve daha sonra da grupdaş ülkeleri kendi aralarında karşılaştırdıklarını söyledi.

Bir indikatörü göz ardı ettiklerinde Türkiye’nin esnek ve dinamik büyüme yapısı ve mali disiplini ile aslında birkaç kademe yukarıda not alabileceğini dile getiren Kanlı, şunları kaydetti:

“Ancak dış şoklara duyarlılık (vulnerability to external shocks) indikatöründe Türkiye yatırım yapılabilir seviye notunun sınırında yer alıyor. Bu da kabaca önümüzdeki bir yılda Türkiye’nin finansman gereksinimi (CAD+short term debt) ile resmi rezervlerin karşılaştırılmasından elde edilen bir gösterge… S&P’nin bu indikatörü hesaplama yöntemi diğer iki derecelendirme kuruluşuna göre daha katı ya da S&P bu indikatörde daha cimri diyelim isterseniz.

Bu sebeple diğer iki kredi derecelendirme kuruluşundan farklı olarak bizi, yatırım yapılabilir seviyede notun altında tutuyor. Cari açığımızın milli gelire oranı yüzde 5 ve altına inmedikçe de S&P’nin derecelendirme sisteminde bir üst basamağa çıkmamız imkansız gibi. Ancak, aşağı yönlü bir not güncellemesi için de hiçbir sebep yok. Bu nedenle, ben cuma günü S&P’den herhangi bir not değişimi beklemiyorum. Ancak, evet, bahsettiğiniz gibi, dış dengede son dönemde görülen iyileşme eğiliminin bir yansıması olarak notun durağana çevrilmesi olası diye düşünüyorum.”

“Görünümün durağan veya pozitif seviyede olmalı”

Commerzbank Gelişmekte olan Piyasalar Başekonomisti Tatha Ghose da Türkiye’nin kredi notu görünümünün durağan veya pozitif seviyede olması gerektiğini belirterek, ancak S&P’nin negatif görünümü değiştirmeyeceğini tahmin ettiğini söyledi.

Ghose, S&P’nin Türkiye’nin kredi notu görünümünü değiştirmemesinde yüksek enflasyon ve yavaş büyümenin etkili olabileceğini ifade etti.

S&P, şubat ayında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin kredi notu görünümünü “durağan”dan “negatif”e çevirmiş, kredi notunu ise “BB+” olarak korumuştu.
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bağımsızlığı ve şeffaflığı konusundaki herhangi bir kısıtlamanın ekonomi için risk teşkil edebileceği ve Türkiye’nin mali ve parasal politikalarının dış koşulların sıkılaşmasıyla ülkenin sert iniş potansiyelini gözler önüne serdiği belirtilmişti.

S&P, mayıs ayında yaptığı değerlendirmede de herhangi bir değişikliğe gitmeyerek, Türkiye’nin kredi notunu “BB+” olarak teyit etmiş, görünümü “negatif”te bırakmıştı.

Mayıs ayında yapılan açıklamada da ihracat performansındaki toparlanmaya bağlı olarak kısmi bir daralma işareti bulunsa da cari açığın halen yüksek seviyede olduğu belirtilirken, “Not görünümünü negatifte bırakmamız, 2014-2015 için yaklaşık yüzde 2,6 büyüme öngörsek de ekonomide sert bir düşüş olasılığını üçte bir olarak görmemizin bir yansıması… Bu durum mali sektörün ve kamu finansmanının performansını zayıflatarak Türkiye’nin notunu düşürmemize neden olabilir” ifadelerine yer verilmişti.

Haber Kaynağı: Rahatsız

    0 29

    BBP eski Genel Başkan Yardımcısı Gündoğdu, BBP’nin MHP ile birleşebileceğini söyledi.

    BBP’nin MHP söylemi içerisine girdiğini savunan BBP eski Genel Başkan Yardımcısı Metin Gündoğdu, BBP’nin MHP ile birleşebileceğini söyledi.

    BBP’nin çizgisinde son 7-8 aydır değişimler ve sapmalar olduğunu vurgulayan Gündoğdu sözlerini şöyle sürdürdü: BBPson günlerde MHP’nin parti savunuculuğuna büründü. Benim partim, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhuna, duruşuna aykırı bir yerde duruyor. Biz 2010 referandumunda ‘Evet’ diyerek parti olarak tarihi bir yerde durduk.

    Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalif partilerin duruşunu anlarım ama kendi partimin, alnı secdeye giden partimin duruşunu anlamıyorum. Sağ kesim Sayın Cumhurbaşkanı’na oy verdi.

    77 istifadan sonra BBP’nin konumu Partinin 99 kurucusu vardır, şu an üç beş kişi kaldı. Parti kurucularından Durmuş Şeker istifa etti. Duruşa karşı çıktı. ‘CHP’nin durduğu konsepte nasıl dururuz?’ dedi. Neden Cumhurbaşkanı’nın karşısında olduklarını anlamıyorum.

    Zaman Gazetesi’nin baş yazarı ‘Güneydoğu’da oyu BDP’ye verdik’ diyor. Nasıl buna vicdanları yetiyor? Malum yapı bize oy vermedi.

    “Halk bunları görmüyor”

    Türkiye’nin oy verdiği bir parti ve kişi var. Kurulan partiler yapıcı eleştiriden uzak olacaklar. Tamamen 2015 seçimlerine yönelik AK Parti’yi yıkma girişimleri. CHP ve MHP’de ulusalcılar bir tarafta, MHP’ye yakın kesimler de MHP çatısı altında toplanacak. Bu sağlıklı netice vermez. Çünkü önemli olan halkın görmesi, halk bunları görmüyor.

    Partinin genel merkezinde bulunan kişiler misyonu temsil ettiklerini iddia ediyorlar. Önemli olan o misyonu sağa sola yalpalatmadan belli doğrultuda götürmek. Yani o misyonu fırıldaklık yapmadan, kurulduğu günkü duruşu ile götürerek bu işi neticeye vardırmak gerekir.

    Son 7-8 aydır BBP, misyonundan çok uzak bir yerde duruyor. Ne olduysa 17 Aralık operasyonlarından sonra oldu. Davutoğlu şu an bizden daha iyi milliyetçilik yapıyor. Alkışlamayayım da ne yapayım? “BBP, MHP ile önümüzdeki günlerde birleşebilir” Son günlerdeki duruş itibari ile BBP, MHP’den farklı bir söylem kullanmıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde görüşmeler oldu. Bu görüşmelerde neler olduğunu hemen hemen biliyoruz. Bunun neticesinde de BBP ve MHP birleşecek gibi gözüküyor. BBP ile MHP önümüzdeki günlerde birleşebilir. Tabi eğer tabanı arkasında tutabilirse. Buna karşı çıkacaklardır.

    Kanalahaber

    Haber Kaynağı: Rahatsız

      0 30

      CHP’li belediyede istifa iddiası gündeme bomba gibi düştü. İddiaya göre Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü istifa etti.

      Bu iddialar üzerine milliyet muhabiri Esra Alus’un konuyla ilgili aradığı Hayri İnönü ‘yok öyle bir şey’ diyerek telefonu kapattı.

      Toplantıda olduğu için telefona çıkamayan Emre Sarıgül’ün yardımcısı ise geri dönüş yapılacağını söyledi. Şişli Belediyesi’nden yapılan açıklamada ise İnönü’nün istifa etmediği, görevinin başında olduğu belirtildi.

      İNÖNÜ-SARIGÜL KRİZİ YAŞANDI

      Geçtiğimiz günlerde Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül’ün yetkilerini almış, Sarıgül’e bağlı şube müdürlerini kendine bağlamıştı.

      Kaynak – Milliyet

      Haber Kaynağı: Rahatsız

      0 33

      Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Erdoğan’a yapılan bağışlardan 1 milyon liranın usulsüz olarak hesabına yatırıldığı ortaya çıktı.

      YSK, Köşk seçimi sırasında adayların hesabına yatırılan miktarları inceledi. Erdoğan’a bağış edilen 1 milyon liranın usulsüz şekilde toplandığı tespit edildi.

      Yük­sek Se­çim Ku­ru­lu (YSK), Cum­hur­baş­ka­nı aday­la­rı­na ya­pı­lan ba­ğış­la­rı, har­ca­ma­la­rı in­ce­le­di. Tay­yip Er­do­ğa­n’­ın 1 mil­yon li­ra­yı usul­süz ola­rak top­la­dı­ğı be­lir­len­di.

      Sözcü’den Saygı Öztürk’ün haberine göre Er­do­ğa­n’­ın ban­ka­da bu­lu­nan har­can­ma­mış 1 mil­yon 200 bin li­ra­sın­dan bu pa­ra­nın ke­sil­me­si ka­rar­laş­tı­rıl­dı. Cum­hur­baş­kan­lı­ğı Se­çim Ka­nu­nu­’na gö­re aday­lar, top­la­nan ba­ğış ve yar­dım­la­rı YSK’­ya tes­lim et­mek zo­run­da… Köşk se­çi­mi­ne ka­tı­lan Er­do­ğan, ‘çatı aday’ Ek­me­led­din İh­sa­noğ­lu ve HDP’nin adayı Se­la­hat­tin De­mir­taş da, ge­çen ağus­tos­ta ba­ğış ve har­ca­ma bel­ge­le­ri­ni YSK’­ya tes­lim et­ti. YSK bir ko­mis­yon oluş­tur­du, bu ko­mis­yo­na Sa­yış­tay uz­man de­net­çi­le­ri de çağ­rıl­dı. Her üç ada­yın ib­raz et­ti­ği bel­ge­ler in­ce­len­di. Ko­mis­yo­nun ra­po­ru­na gö­re; Er­do­ğa­n’­ın 1 mil­yon li­ra, De­mir­ta­ş’­ın 800 li­ra, İh­sa­noğ­lu­’nun ise 600 li­ra­yı usul­süz ola­rak top­la­dı­ğı be­lir­len­di.

      İh­sa­noğ­lu ile De­mir­ta­ş’­ın he­sa­bın­da top­la­nan pa­ra­dan çok har­ca­ma yap­tık­la­rı da an­la­şıl­dı. İki ada­ya da, ba­ğış üs­tün­de­ki har­ca­ma­la­rı ne­re­den kar­şı­la­dık­la­rı so­rul­du. İki aday da ken­di cep­le­rin­den har­ca­ma yap­tık­la­rı­nı be­lirt­ti. İki aday­dan is­te­ne­cek 600 ve 800 li­ra tah­sil edil­dik­ten son­ra Ha­zi­ne’­ye ge­lir kay­de­di­le­cek.

      Kaynak – Rotahaber

      Haber Kaynağı: Rahatsız

      0 33

      Bir gün uyandığınızda bugün bir ada satın alayım diye içinizden geçerse artık dünyanın her yerindeki satılık adaları gösteren bir site var. Buradan dilediğiniz adayı seçerek satın alabilirsiniz…

      Dünyada bir çok satılık ada var…

      Zengin insanlar ev almak yerine bir ada satın alarak çok özel bir hayat yaşayabiliyor.

      İşte bu tür insanlar için açılan privateislands.com sitesi dünya üzerinde satılık bütün adaları bir araya getirerek bir nevi ada emlakçılığı yapmaya başladı.

      Bu siteye girip dünyanın neresinde hangi ada satılık görebiliyorsunuz…

      İşte o adalardan bazıları ve sitenin İngilizce olarak hazırladığı 30 satılık ada afişi…

      Haber Kaynağı: Rahatsız

      0 43

      Radikal yazarı Mehmet Bulut, özel hastanelere giden vatandaşa önemli uyarılarda bulundu. İşte o yazı…

      Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşmalı özel hastanelere gittiğinizde şişirilmiş faturalar görmek istemiyorsanız uyarılarımıza dikkat edin…
      Son yıllarda ülkemizde sağlık sektörü büyük bir gelişme gösterdi. Gerek üniversite hastanelerindeki artış gerekse de SGK’nın özel hastaneler ile yaptığı anlaşmalar hastalara devlet hastaneleri dışındaki alternatiflere yöneltti. Tabi bu tür avantajların ister istemez bazı maddi dezavantajlarının olması da kaçınılmaz…

      Nitekim SGK ile sözleşmeli vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerce SGK tarafından belirlenen oranı geçmemek kaydıyla hastalardan ilave ücret alınabilmekte. Söz konusu ilave ücret tutarı mevcutta sağlık hizmeti bedelinin 2 katından fazla olamıyor. Ayrıca, üniversite hastanelerinde de öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında vermiş oldukları sağlık hizmetleri için ilave ücret alınabilmekte.

      Burada bilinmesi ve hastaların dikkat etmesi gereken bazı hususlar var.

      1- Vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerce SGK tarafından finansmanı sağlanmayan sağlık hizmetleri için ilave ücret talep edilemez.

      2- Vakıf üniversiteleri ile özel hastaneler sunduğu sağlık hizmetleri öncesinde, alacağı ilave ücrete ilişkin olarak hasta veya hasta yakınının yazılı onayını almalı.

      3- Vakıf üniversiteleri ve özel hastaneler yazılı onay almadan, işlemler sonrasında herhangi bir gerekçe ileri sürerek ilave ücret talebinde bulunamaz.

      4- Aynı başvuru numarası altında yapılan ve SGK tarafından karşılanan sağlık hizmeti bedelleri toplamının 100 TL’yi aşması halinde hastaneler, bu hizmetleri ve varsa ilave ücret tutarını gösterir belgeyi hastaya vermek mecburiyetinde. Ancak, hastanın istemesi halinde tutar sınırı olmaksızın sunulan tüm işlemleri ayrıntılı olarak gösteren bilgi ve belgeler hastaya her durumda verilmek zorunda.

      İlave ücretin bazı kişilerden ve işlemlerden alınması ise söz konusu değil. Şöyle ki;

      * Şeref aylığı alan kişilerden,

      * 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerden,

      * Harp malûllüğü aylığı ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlardan,

      * Terör olaylarına maruz kalanlardan,

      * Acil servislerde acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetlerinden,

      * Yoğun bakım hizmetlerinden,

      * Yanık tedavisi hizmetlerinden,

      * Kanser tedavilerinden (radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavileri),

      * Yenidoğana verilen sağlık hizmetlerinden,

      * Organ, doku ve kök hücre nakillerine ilişkin sağlık hizmetlerinden,

      * Doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi işlemlere yönelik sağlık hizmetlerinden,

      * Hemodiyaliz tedavilerinden,

      * Kardiyovasküler cerrahi branşında yapılan cerrahi işlemlerden,

      * Koklear implant yerleştirilmesi işlemlerinden dolayı hastalar ilave ücret ödememeleri gerekiyor.

      Haber Kaynağı: Rahatsız