29 Mart 2015, Pazar

    0 10

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir’in Çeşme ilçesinde sağlık çalışanlarıyla yaptığı toplantı sürerken gündemi değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, dolardaki yükselişe dikkat çekip, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na seslenerek, “Dünya konjonktürü, FED,     ABD verileri doların yükselişini işaret ediyor. Ama önce sen     saray sakinini bir sustur. Konuştukça yangına benzin döken bir cumhurbaşkanı var. Bir gün de sus kardeşim ya. Şehit cenazesi kalkarken bile saygısızlık gösterip eşzamanlı konuşma alışkanlığını sürdüren bir cumhurbaşkanı var” dedi.
    Haluk Koç, basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede iktidarın sağlık politikalarını şu sözlerle eleştirdi:
    “AKP toplumda sağlık alanında yaşanan memnuniyetsizlikleri, bu memnuniyetsizliklerin yüksek sesle ifade edilmesini sağlayarak daha sonra yaptığı düzenlemelerle bu alanda toplumun cebinden daha çok para harcayarak sağlığa ulaşması şeklinde özetleyebileceğimiz bir sisteme dönüştürdü. Ne kadar kaliteli ve iyi sağlık hizmeti almak istiyorsanız o kadar cebinizden katkı vereceğiniz bir sistem oluştu.”
    Koç, CHP’nin sağlık politikasının koruyucu sağlık hizmetlerini artırmaktan geçtiğini belirterek “Sağlık çalışanlarının çoğu umutsuz. Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddetin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Bulunamayan ilaçlar, ilk sağlık merkezine başvururken kendi tedavisini sağlayacak ilacı alana kadar hastaların cebinden çıkan katkı payları, Genel Sağlık Sigortası primleri, primini ödeyemeyen insanların biriktiği bir dönem yaşıyoruz. Hastaneden çok hapishane yapılan bir ülkeyiz. Aile hekimleri, nöbet sistemi ücretlendirme dahil isyan noktasındadır. Sağlık sektörü taşeronlaşmanın en yoğun yaşandığı alandır. Taşeronlaşma modern köleliktir” diye konuştu. Koç, tüm emeklilere sağlık hizmeti alırken katkı paylarının kaldırılması sözünü verdiklerini söyledi.
    ‘Yangına benzin döküyor’
    Koç, dolardaki yükselişe dikkat çekerek Başbakan Davutoğlu’na seslendi:
    “Dünya konjonktürü, FED, ABD verileri doların yükselişini işaret ediyor. Ama önce sen saray sakinini bir sustur. Konuştukça yangına benzin döken bir cumhurbaşkanı var. Bir gün de sus kardeşim ya. Şehit cenazesi kalkarken bile saygısızlık gösterip eşzamanlı konuşma alışkanlığını sürdüren bir cumhurbaşkanı. Her gün Anayasayı ihlal eden bir cumhurbaşkanı. Nasıl yemin ettin sen, tek ayağın havada mı yemin ettin sen? Biz yalan yere yemin ettiğini, inanmadığın bir şeye yemin ettiğini biliyoruz.”
     

    Haber Kaynağı: Rahatsız

      0 9

      HDP Eşgenel Başkanı Sebahat Tuncel, Türkiye’de Kürt sorunun çözülmesinin ardından Öcalan’ın da siyaset yapma hakkı olacağını belirterek, Türkiye’de herkesin siyaset hakkı olmalıdır dedi.

      TBMM’de soruları cevaplayan Tuncel, demokratikleşme paketine ilişkin Abdullah Öcalan’a siyaset yolunun açıldığı yorumlarını değerlendirdi. Pakete bir bütün olarak bakılması gerektiğinin altını çizen Tuncel, AK Parti hükümeti bunu büyük bir başarı olarak sundu ama genel olarak baktığınızda Türkiye’de sorunları çözmeye muktedir bir paket değil diyerek şöyle devam etti:

      Aslında özgürlükleri kısıtlayan noktada başka sorun alanları oluşturuyor. Hem Siyasi Partiler Yasası’nda yapılan değişiklikler hem de diğer alanda yapılan değişikliklere baktığınızda Türkiye’nin sorunlarını çözebilecek bir noktada. Nefret suçlarına ilişkin düzenleme sınırlı, genel seçimlere girip yüzde 3 oy alan siyasi partilere Hazine yardımı verebiliyor. Onun yanında keşke seçim barajını da yüzde 3’e indirebilselerdi daha iyi olabilirdi. Siyaset yasaklarının kaldırılması bugün kamuoyunda Abdullah Öcalan’a siyaset yolunun açılması üzerinden değerlendirildi. Bu aslında Türkiye’nin düşünce mantığı ile alakalı bir durum.

      Gerçekten Kürt sorunu çözülecekse, Kürt halkının hak ve özgürlükleri kazanılacaksa, Kürtler yeni bir anayasa ile yeni yasalarla yeni bir başlangıç yapacaklarsa o zaman siyaset yasağı diye bir şey değerlendirilemez. Abdullah Öcalan bundan faydalanacak gibi bir yaklaşım kabul edilebilir bir nokta değil. Türkiye’de herkesin siyaset hakkı olmalıdır. Bu alanı genişletmek Türkiye demokrasisi açısından önemlidir. Türkiye’de gerçekten Kürt sorunu çözüldüğünde Öcalan’da siyaset yapma hakkını kazanacaktır. Önemli olan bu kısıtlı durumun ortadan kalkmasıdır. Bu koşulda siyaset yapma hakkı bile olsa, Kürt sorunu çözülmeden, Dağdakiler gelecek siyaset yapacak, Abdullah Öcalan gelecek siyaset yapacak’ tartışması anlamlı bir tartışma değil. Aksine burada şu tartışmayı yürütmek lazım; Türkiye’nin temel meselelerinin çözülmesi konusunda daha etkin bir rol almak gerekir. Türkiye’de bütün yasalar Öcalan faydalanacak’ diye engelleniyor. Bunu daha geniş kapsamda değerlendirmek daha doğru olur.

      Haber Kaynağı: Rahatsız

        0 15

        Silah bırakma çağrısının ardından İmralı Cezaevi’ndeki Abdullah Öcalan’ın görüntülü bir mesaj yayınlaması beklenen 21 Mart Nevruz gününde MHP de Ankara’da gövde gösterisi yapacak. 21 Mart’ta Ankara’da 1 milyondan fazla kişiyi toplamayı hedefleyen MHP, Ankara’yı tamamen kilitlemeyi hedefliyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu konuda, “yer gök, dağ taş üç hilal olacak” ifadelerini kullandı.
        Bahçeli, 21 Mart’ta gerçekleştirilecek 11. Olağan Büyük Kongre için hazırlıklarını hızla sürdürüyor. 21 Mart’ın aynı zamanda Nevruz Bayramı olarak kutlanması nedeniyle Bahçeli, kongre konuşmasını parti içi mesajların yanı sıra, “7 Haziran Seçimleri” ve “çözüm süreci” eksenine oturtacak. 21 Mart gününde Ankara’da bayram havası estirmeyi arzulayan MHP, teşkilatlara kongreye yoğun katılım sağlanması talimatını verdi.
        MHP, silah bırakma çağrısının ardından İmralı Cezaevi’ndeki Abdullah Öcalan’ın görüntülü bir mesaj yayınlaması beklenen Diyarbakır’daki Nevruz etkinliklerine karşılık olarak milliyetçi kesimin sesini Başkent’ten yükseltmeyi planlıyor. MHP, bu amaçla Ankara’da 1 milyondan fazla kişiyi Ankara’da toplamayı hedefliyor. Bahçeli’nde kongre konuşmasında Türkiye’nin parçalanmasına yol açacağını belirttiği çözüm süreci eleştirisine önemli bir yer ayıracak. Ak Parti, PKK ve HDP’nin Türkiye’nin bölünmesi için anlaştığını dile getirecek olan Bahçeli, milliyetçilerin bu ihanete boyun eğmeyeceği mesajı verecek.
        Bahçeli, 21 Mart’taki kongre için, “21 Mart önemli bir gün olacak Ankara için. Nereye baksanız üç Hilali, bir Türkiye sevdalısını göreceksiniz. Yer gök, dağ taş üç hilal olacak. Türkiye’nin kalbi burada atacak” dedi.

        Bahçeli’ye karşı ilk aday
        Bu arada MHP’nin 11. Olağan Genel Kurulu’nda Bahçeli’nin karşısına ilk aday çıktı. 1999-2002 arasında MHP’den Yozgat Milletvekili olarak Meclis’e giren Plastik Cerrah Mesut Türker, Bahçeli’nin karşısına aday olmaya karar verdiğini açıkladı. Türk 10. Büyük Kurultay’da da Bahçeli’ye karşı aday olacağını açıklamış ancak yeterli imzayı bulamadığı için aday olamamıştı. MHP tüzüğüne göre 40 Üst Kurul delegesinin imzasıyla genel başkan adayı gösterilebiliyor.
        Bahçeli’nin 21 Mart’taki kongrede MYK üyelerinin yarısını değiştirmesi bekleniyor.

        Haber Kaynağı: Rahatsız

          0 12

          Karabük Belediye Başkanı ve MHP Karabük Belediye Başkan Adayı Rafet Vergili, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin’in; Rafet Vergili, benim gölgemde siyaset yapıyor şeklindeki açıklamasına cevap verdi.

          Vergili, Ben Mehmet Ali Şahin beyin gölgesinde siyaset yapmıyorum. Kaldı ki bizim partimiz ayrı. Onun gölgesinde siyaset yapanlar belli dedi.

          Başkan Vergili, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in, Benim gölgemde siyaset yapıyor sözlerine cevap vererek, Biz ayrı kulvarda siyaset yapıyoruz. Onun gölgesinde siyaset yapmıyorum ki ben. Bizim partimiz ayrı. Onun gölgesinde siyaset yapanlar belli. Kendi adayları onun gölgesinde siyaset yapıyor. Ben AKP’nin gölgesinde siyaset yapmış olsa idim AKP’nin içersinde siyaset yapardım. Benimle alakası olmayan bir cümle kullanmış. Ben şunu ifade etmek istiyorum bugüne kadar AKP’nin gölgesinde ve paralelinde hiçbir şeklide siyaset yapmadım. Hizmet yaparken de hiçbir zaman siyaset yapmadım. Ben genel siyaset ile ilgili hiçbir şekilde söylemde bulunmadım ve kimse duymamıştır. Ben yerel hizmetler noktasında siyaset üretiyorum buna göre de açıklamalar yapıyoruz. Mehmet Ali Şahin bey diyor ki benim gölgemde siyaset yapmasın. Ben ne zaman Mehmet Ali beyin gölgesinde siyaset yapmışım ki. Tabii ki bizim de Karabük halkı olarak isteklerimiz olacak eğer bunu bir gölge olarak kabul ediyorlarsa bana göre yanlış. Eğer 30 Mart tarihinde tekrar ben bu göreve seçilirsem ben Karabük ile ilgili her türlü ihtiyacımızda talepte bulunacağım. Ben milletvekillerimizi aracılığı ile hükümetten Karabük ile ilgili taleplerde bulunacağım. Onun önünü de kesemezler dedi.

          ŞAHİN ADAY OLURSA BENDE ADAYIM

          Basın mensuplarının milletvekili adayı olup olmayacağı şekildeki sorusuna Başkan Vergili: Ben net olarak cevap veriyorum; Mehmet Ali Şahin bey dördüncü dönem milletvekili adayı olursa bende olacağım. Benim aklımdan kesinlikle milletvekili adaylığı yoktu. Biz şu an yerel seçimler ile ilgili siyaset yapıyoruz. Ben daha önceki dönemde de aday olabilirdim, bana çok tekliflerde geldi. Genel merkez nezdinde de bana teklifler geldi ben hiç birini değerlendirmedim. Değerlendirmemenin sebebi başlamış olduğumuz işlerin yarım kalmaması idi. Neyin ne olacağı belli olmadan şimdiden benim milletvekili adayı olacağım ile ilgili propaganda yapılmasını yanlış buluyorum. Rafet Vergili başarısızdır, Rafet Vergili bu projelerde eksiktir diyebilir, kendi adaylarının projelerinin çok iyi olduğunu iddia edebilir bunlar normaldir. Ama benim genel merkezle konuştuğum, pazarlık yaptığım Mehmet Ali Şahin bey gibi birisi tarafından söylenmesi hoş değildir. Böyle bir pazarlığımdan yok, böyle bir düşüncemde yok şu anda. Bu fikrin altın başka şeyler saklı, Yine tekrardan dördüncü dönem milletvekilli ile ilgili kendilerini ön plana çıkartmaya çalışıyorlar. Dördüncü dönem kendilerini milletvekili olarak çıkartacaklarsa siyaset meydanı o kadarda boş değil bizde varız. Ama seçimi ister kazanırız, ister kaybederiz bizim için hiçte önemli değil dedi. – KARABÜK

          Haber Kaynağı: Rahatsız

            0 13

            Kadına yönelik şiddete dikkat çekmek için siyah elbise giyen Tarhan ve genel merkez yöneticisi kadınlar, Anıtpark’ta bir araya geldi. Tarhan, 8 Mart’ın, Birleşmiş Milletler’in kararıyla Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlandığını ancak Anadolu Partisi’nin bugünü kutlamayacağını söyledi. Tarhan, şu ifadeleri kullandı:
            “Bugün, Anadolu ve Trakya’nın onurlu ölülerini, selde kapalı bir araçta boğulanları, trikotaj atölyesinde yananları, elma toplamak için dolduruldukları minibüste hayatı sönenleri, bir başka lanetli minibüste okul dönüşü katledilen yavrucuğu, vücutları hırpalanan, bıçakla, mermiyle can verenleri, onları kimin hedef yaptığını, kimin korumadığını, kadına seçim vaadi ancak 3-5 arşın kefenlik olanları sorgulayacağız. Daha çocuk olanları, anne olanları, emekçi olanları anacağız. Her biri derin bir saygıyı hak ediyor. Çünkü masum, çünkü yoksul, çünkü müşfik, çünkü insan, çünkü bizdendiler. Her birisi artık bir melek belki, ama kadınların geçtiği her sokak, her kuytu bir cehennem bugün ve bu yangın ancak caniler cezalarını çektiğinde sönecek. Biz, kadınları sağlıklı, mutlu, güçlü ve özgür kılmak için çok çalışacağız.”
            Açıklamanın ardından Tarhan ve beraberindekiler, güvercin uçurdu.

            Haber Kaynağı: Rahatsız

              0 13

              CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ak Parti’den milletvekili adayı olacağı iddialarına ilişkin, “Abdullah Gül’ün adaylığı benim ilgi alanım değil. Demek ki AKP Davutoğlu’ndan memnun değil, alternatif arıyor” dedi. Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun iki pilotun şehit olduğu F-4 kazasıyla ilgili, “eğitimin doğası” açıklamasına ise, “İşin fıtratında varmış, yok efendim bu işin fıtratında yok, işin fıtratında olan insanın aklını kullanmasıdır” diye konuştu.
              Kılıçdaroğlu, Akyurt’ta çalışanlarının çoğu kadınlardan oluşan Güleçler Çorap Fabrikası’nda incelemelerde bulundu, çalışan kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
              Fabrikaya girişinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili Oran’ın Sümeyye Erdoğan’a suikast iddiasıyla ilgili olarak herhangi bir twitter yazışmasının olmadığını belgeleriyle açıklamasına ilişkin, “Parti olarak bizim bir özelliğimiz var. Bize iftira edildiği zaman iftiranın peşine düşeriz ve onu yalanlamak için elimizden gelen her türlü çabayı gösteririz” diye konuştu. Bir dönem eski Genel Başkan Deniz Baykal’ın İsviçre’de banka hesaplarının olduğunun söylediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
              “Başvuruldu, böyle bir hesabın olmadığı ortaya çıktı. Bu iddiayı ortaya atanlar utandı mı, bilmiyorum. Allah’tan korktular mı, bilmiyorum. Benim merak ettiğim şu: Benzer iddialar, AKP yöneticileri hakkında ortaya konduğunda neden onlar ilgili kurumlara başvurmuyorlar? Çünkü iddiaların doğru olduğunu onlar da biliyorlar.”

              “Bu işin fıtratında yok”
              İki pilotun şehit olduğu F-4 kazası için Davutoğlu’nun kullandığı, “eğitimin doğası” ifadesini değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
              “Eski uçaklarla pilotları uçuruyorsunuz sonra kazalar oluyor, sonra bunu da işin doğasına bağlıyorsunuz. Hayır işin doğasında değil bu. O onların kafasındaki anlayıştır. İşin doğasında olan şudur; uçaklar ya da herhangi bir malzeme belli bir süre kullanılır, ondan sonra o bırakılır, yerine yenisi alınır. Siz bunları bırakıyorsunuz, ‘Kaza oldu, pilotlar öldü, bu işin fıtratında varmış.’ Yok efendim, bu işin fıtratında yoktur. Fıtratta olan gerçekten bu işin fıtratını sorguluyorlarsa işin fıtratında olan insanın aklını kullanmasıdır.”
              Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün milletvekilliği adaylığı ile ilgili açıklamalarının hatırlatılması üzerine ise Kılıçdaroğlu, “O benim ilgi alanıma girmiyor. AKP, öyle anlaşılıyor ki Davutoğlu’ndan çok memnun değil. Yeni alternatif arayışlarına girmişler” yanıtını verdi. 

              Haber Kaynağı: Rahatsız

                0 16

                Yüksekdağ, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Özgür Kadınlar  Kongresi öncülüğünde, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Demokratik Toplum  Kongresi (DTK) desteğiyle gerçekleştirilen  Dünya Kadın Yürüyüşüne katıldı. 

                Haber Kaynağı: Rahatsız

                  0 13

                  AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Merkez AR-GE Başkanı Süleyman Soylu, AK Parti’nin Türk siyasi hayatına kazandırdığı siyaset akademisinin çok önemli bir görevi yerine getirdiğine dikkat çekip, Eğer Türkiye’de siyaset kuvvetli ve kudretli olsaydı 1960 darbesi, 1971 muhtırası, 1980 darbesi ve 28 Şubat olmazdı. dedi.

                  AK Parti Genel Merkez AR-GE Başkanlığı ile Balıkesir İl Başkanlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen Siyaset Akademisi Balıkesir’de başladı. İlk dersi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Merkez AR-GE Başkanı Süleyman Soylu verdi.

                  Balıkesir’de düzenlenen ve ana teması Lider Ülke Türkiye-Yerel Yönetimler 3 olan Siyaset Akademisi’nin ilk toplantısı Karesi AVM’de yapıldı. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Edip Uğur, Milletvekili Tülay Babuşçu, İl Başkanı Mahmut Poyrazlı, İGM Başkanı Ramazan Bahçavan, belediye başkanları, ilçe başkanları, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ile partinin gençlik kolları başkan ve üyeleri katıldı.

                  Toplam 5 hafta sürecek olan Siyaset Akademisi’nin ilk eğitim toplantısına 187 kişi kayıt yaptırdı. İlk toplantıya ise yaklaşık 500 kişi katıldı.

                  Programın açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Poyrazlı, Balıkesir’de siyaset akademisinin üçüncüsünün yapıldığını söyledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uğur ise yaptığı konuşmada, siyaset akademilerinin 2008 yılında başladığını atardı. Siyaset akademilerinde öğretim üyeleri, ekonomistler, gazeteciler ve siyaset adamlarının gündem ve geçmişle ilgili bilgiler sunduğunu vurguladı. Bundan herkes istifade ediyor. diyen Uğur, 2014 yılının mart ayında yerel seçimler var. Bu çök önemli. Parti olarak bu seçimlere çok iyi hazırlanıyoruz. AK Parti’nin kuruluşu yerel yönetimlere dayanıyor. Başbakanımızın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemdeki güzel hizmetleri ülke genelinde yankı buldu. Dolayısıyla kurulan partimiz milletimizin teveccühüyle 10. yılını tamamladı. Ülkeyi iyi ve başarılı yönetiyor. Milletimizin desteği ile iktidara devam ediyor. diye konuştu.

                  Daha sonra kürsüye çıkan Soylu, AK Parti’nin Türk siyasi hayatına kazandırdığı siyaset akademisinin çok önemli bir görevi yerine getirdiğine dikkat çekti. Soylu, Eğer Türkiye’de siyaset kuvvetli ve kudretli olsaydı 1960 darbesi, 1971 muhtırası, 1980 darbesi ve 28 Şubat olmazdı. dedi. Soylu, Türkiye 2002 yılından itibaren güçlü ve istikrarlı bir hükümete sahip olmasaydı 27 Nisan Türkiye’de bir darbe olarak tecelli edebilirdi. Güçlü olduğu için Türkiye bugün tüm dünya tarafından takdir edilen önemli bir süreci devam ettirmektedir. Bu nedenle siyasete halk nezdinde tekrar itibarını kazandırmak için onu bilgiyle donatmak gerekir. Türkiye’nin başına ne geldiyse siyasetin zaafiyetinden, zayıflamasından dolayı gelmiştir. diye konuştu.

                  AK Parti Siyaset Akademisi’ne başka siyasi partilere mensup insanların da katılabildiğini anlatan Süleyman Soylu, şöyle devam etti: Bugüne kadar yaklaşık 60 bin mezun verdik. Bu dönem ise 8 bin 500 civarında kişi eğitim görecek. Sadece bu yıl itibariyle Siyaset Akademileri’nde yerel seçim öncesi yaklaşık 35 bin kişiye ulaşacağız. Tamamen siyaseti bilimsel ve teorik bir takım inşaalar üzerine kurmaya çalışan bir anlayışı oluşturmaktadır. Bu nedenle buradan alınacak ehliyet basit bir ehliyet değildir. Birçok ildeki milletvekillerimiz bu siyaset akademisinden geliyor. Ülkemizdeki siyasetin gelişmesi dünyadaki siyasetle rekabet etmesi açısından çok önemli.

                  Eğitim toplantısında Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tanel Demirel de hükümet sistemleri hakkında ders verdi.

                  Haber Kaynağı: Rahatsız

                    0 16

                    Başbakan Ahmet Davutoğlu, muhalefetin parti kapatma iddialarına ilişkin çağrıda bulunarak, “Hemen yarın gelin, hep beraber bir Anayasa değişikliğiyle parti kapatılmasını imkansız hale getirelim” dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde ayrıca kadına karşı şiddeti önlemeye yönelik 2016-2019 yıllarını kapsayacak eylem planını açıklayan Davutoğlu, elektronik takip sistemi uygulanacağını belirtti. Başbakan Davutoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Mardin’de partisinin düzenlediği “Türkiye’de Kadının Değişen ve Gelişen Konumu” konulu panelde konuştu. Konuşmasında Davutoğlu, “Bizim kültürümüz kadına saygı üzerine kurulmuştur. Bizim inancımız, zinhar kadına yönelik herhangi bir ayrımcılığa dayanmaz. Aksine bizim inancımız kadına ihtirama dayanır” dedi.
                    Arapça ve Kürtçe mesaj
                    Konuşmasında çözüm sürecine değinen Davutoğlu, “Hep birlikte Türkiye’yiz, biz kardeşiz” dedi ve bunu Arapça ve Kürtçe olarak da tekrarladı. Başbakan Davutoğlu, çözüm sürecinin yeni bir aşamaya geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Silahları bırakma çağrısıyla birlikte artık Türkiye’de analar ağlamasın diye başlattığımız çözüm süreci çok önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyor. Bütün annelerimize seslenmek istiyorum: Gün kardeşliğe sahip çıkma günüdür. Kadınların sahip çıkmadığı hiçbir mesele başarıya ulaşamaz.”
                    CHP’nin kapatılacağı iddialarına da değinen Davutoğlu, “Son dönemde özellikle ana muhalefet partisi tarafından gündeme getirilen bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Demokratik siyasetin olduğu yerde parti kapatma olmaz” dedi. Davutoğlu, Ak Parti’nin 2008 yılında kapatılma davasına muhatap olmasını “utanç verici” olarak nitelerken, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Madem ki böyle bir kaygı var. Buradan çağrıda bulunuyorum muhalefet partilerimize: Hemen yarın gelin, hep beraber bir Anayasa değişikliğiyle parti kapatılmasını imkansız hale getirelim. Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum. Böyle bir kaygınız varsa gelin 2-3 saatte biter bu iş. Hepimiz 550 milletvekilinin imzasıyla bir daha Türkiye’de demokraside parti kapatma utancının yaşanmayacağı bir Anayasa değişikliğini hep beraber oylayalım, kabul edelim.”
                     

                    Faile elektronik takip

                    Kadına karşı şiddeti önlemeye yönelik 2016-2019 yıllarını kapsayacak eylem planını açıklayan Başbakan Davutoğlu, “Bugün buradan yeni bir seferberliği başlatıyoruz. Yasal düzenleme anlamında tarihi bir adımın eşiğindeyiz. Bu da elektronik destek sistemi pilot uygulaması” dedi. Başbakan Davutoğlu, şöyle dedi: “Denetimli serbestlikte nasıl mahkumun nereye gittiği bir şekilde takip ediliyorsa, kadına şiddet konusunda herhangi bir tehlike, tehdit söz konusuysa mağdur veya potansiyel tehdit teşkil edecek faili takip etmek üzere elektronik bir sistemi devreye sokacağız. Bugün Ankara ve İzmir illerimizde sistemin ilk pilot uygulamasını başlatıyoruz. Böylece elektronik kelepçe ve mağdur takip uygulaması kullanılarak merkezi sistemle elektronik izleme imkanı gerçekleşecek.”
                    Davutoğlu, “Şiddetin varlığı, sebepleri, sonuçları üzerinde çalışma yapmak üzere 14 pilot ilde ‘Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’ kurmuştuk. Bugün itibariyle, bu uygulamayı 81 ile yayıyoruz ve ‘Şiddetli Mücadele Konusunda Önleme ve İzleme Merkezleri’ kuruyoruz” diye konuştu. Davutoğlu, yeni eylem planında çarpıcı bir adım daha atıldığını kaydederek “Türkçe dışında, Kürtçe, Arapça, işaret dili ve SMS ile hizmet veren ALO 183 Danışma Hattı, artık yurtdışındaki vatandaşlarımıza da hizmet sunacak” diye konuştu.

                    Haber Kaynağı: Rahatsız

                    0 15

                    Fotoğrafta dönemin Cezaevi Bölük Komutanı Yüzbaşı Zeki Bingöl, operasyonun yazılı emrini megafonla okurken görülüyor. Bir döneme damga vuran ve çok eleştirilen operasyon sonrası teslim olan mahkûmların fotoğrafları da kare kare çekilmiş.

                    Haber Kaynağı: Rahatsız